Tavuk embriyoları ve civcivlerde metabolizma ve karaciğer fonksiyonları üzerine yeni araştırmalar

13 Eylül 2021

Uğraş Kaynarca – Veteriner Hekim

Tavuk embriyoları ve civcivlerde metabolizma ve karaciğer fonksiyonları üzerine yapılan araştırma bulguları hem hayvan hem de insan sağlığı üzerine yenilikçi tedavi yöntemleri geliştirilmesinde öncü olabilir, hayvanlarda ve insanlarda metabolik ve karaciğer hastalıkları hakkında bilgi sağlayabilir.

Maryland Üniversitesi (UMD) Hayvan ve Kuş Bilimleri (ANSC) Yard. Doç. Dr. Nishanth E. Sunny, ekibi ile birlikte tavuk embriyoları ve yeni çıkım civcivleri inceleyerek kanatlı üretimini iyileştirmek için uzun süreli bir araştırma yürütüyor. Araştırmanın amacı, hayvan ve insan sağlığını iyileştirmek.

Çıkımdan sonraki ilk hafta, bir tavuğun ne kadar sağlıklı olacağının ve civcivin ne kadar iyi büyüyeceğinin en önemli göstergesidir. Bu süre zarfında civcivler, embriyo safhasında içinde büyüdükleri yağ açısından zengin diyetten yüksek karbonhidratlı diyete doğru dramatik bir metabolik değişim geçirirler. Bu, çoğu civciv için doğal ve sağlıklı bir geçiş anlamına gelirken, çeşitli türlerde ve insanlarda yüksek yağlı diyet, yağlı karaciğer hastalığı ve Tip II diyabet gibi ciddi metabolik sonuçlara yol açmaktadır.

Araştırmacılar, sağlıklı ve verimli kanatlı üretimi için çok kritik olan bu metabolik geçişi iyi analiz ederek, sadece bu geçişi olabildiğince sorunsuz hale getirmek için beslenmeyi optimize etmekle kalmıyor, aynı zamanda karaciğerin diğer hayvanlarda ve insanlarda metabolik hastalıkları önlemeye yardımcı olmak için nasıl çalıştığına dair içgörü de kazanıyor.

Yard. Doç. Dr. Sunny, “Yumurtayı düşündüğünüzde, temel olarak yumurta sarısı ile çevrili bir yağ ve protein topu olan yumurta sarısından oluşur” diye açıklıyor. “Yani bir tavuk embriyosu yumurtanın içindeki gelişimin son aşamalarına geldiğinde, enerji için yumurta sarısına ihtiyaç duyar ve karaciğerde hızla yağ biriktirir. Bunun ilginç olmasının nedeni, insanlarda ve fareler gibi diğer memelilerde yağ birikiminin metabolik hastalıklarla ilişkili olmasıdır. Ancak tavuk embriyolarında bu sorunlar asla yaşanmamaktadır. Tavuk embriyoları, yumurta sarısı lipidlerini kullanmada, metabolize etmede ve enerji üretmede çok başarılıdırlar. Bu yeni araştırmanın amacı, tavuklardaki metabolik geçişi anlayarak, tavuk embriyosunun karaciğerinin tüm bu yağlı yumurta sarısı besinlerini toksik lipid yan ürünleri veya hastalık oluşturmadan nasıl kullanabildiğini anlamaktır.

Maryland Üniversitesi (UMD) Hayvan ve Kuş Bilimleri (ANSC) Prof. Dr. Tom Porter, Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı Ulusal Gıda ve Tarım Enstitüsü (USDA-NIFA) hibesi ile Yard. Doç. Dr. Sunny ile ortak araştırma yapmaktadır. Prof. Dr. Tom Porter, kümes hayvanı fizyolojisi ve genetik ekspresyonu üzerine uzun yıllara dayanan deneyime sahiptir.


Prof. Dr. Tom Porter, “Embriyo dönemindeki metabolik değişikliklerinin civcivin refahı ve büyüme potansiyeli üzerinde etkileri vardır.”


Prof. Dr. Tom Porter, “Civcivlerin yaklaşık %1-2 ‘sine yumurtadan çıktıktan sonra ihtiyaç duydukları her şey verilir, ancak asla büyümezler” diyor. “Bu kulağa küçük bir miktar gibi gelse de, endüstrinin ölçeğini düşündüğünüzde, çok daha iyi performans gösterebilecek, ancak bunun yerine aynı miktarda yem tüketerek gerçekten büyümeyen milyonlarca kuş anlamına gelmektedir.”


Prof. Dr. Tom Porter, “Civcivlerin yaklaşık %1-2 ‘sine yumurtadan çıktıktan sonra ihtiyaç duydukları her şey verilir, ancak asla büyümezler.”


USDA verilerine göre her yıl 90 ila 180 milyon civciv bu metabolik değişimlerden etkilenmektedir.

Yard. Doç. Dr. Sunny, Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) ‘nde insanlarda karaciğer hastalığı için bir model olarak farelerde karaciğer fonksiyonunun benzer yönlerini inceleyen ve halen devam eden bir araştırmayı sürdürmektedir.


Yard. Doç. Dr. Nishanth E. Sunny, “Bu araştırmanın hayvan bilimi perspektifinden temel amacı, tavuklar için metabolik geçişi ve özellikle de karaciğerin nasıl çalıştığını ve sağlıklı kaldığını anlamaktır.”


“Karaciğerlerin ne yaptığını anlarsak, bu geçişe ince ayar yapmak ve tavuklar için mümkün olduğunca pürüzsüz hale getirmek için beslenme veya farmakolojik yaklaşımları kullanabiliriz. Ancak benim için çok ilginç olan ikinci hedef, insanlarda ve diğer türlerde karaciğer kaynaklı metabolik hastalıkları önlemek ve tedavi etmek için karaciğerin nasıl çalıştığını çok yönlü anlamak için bir fırsat olarak kullanmaktır.”

Yard. Doç. Dr. Sunny, bu metabolik geçişin mekanizmalarının gerçekten anlaşılabilmesi ve biyokimyasal yolları izlemek için izleyici moleküllerin (kararlı izotoplar) kullanılması da dahil olmak üzere tavuk modellerinde yaygın olarak kullanılmayan yenilikçi teknikleri özellikle bu çalışmaya dahil etmektedir

Yard. Doç. Dr. Sunny en çok hücrenin güç merkezi olarak bilinen ve organın enerjisinin çoğunu oluşturmak için kullanılan karaciğer mitokondrisinin biyokimyası ile ilgilenmektedir.

Yard. Doç. Dr. Sunny, “Günümüzde metabolik ya da psikolojik her tür hastalık, hücrenin enerji dengesini korumadaki rolü nedeniyle mitokondriyal işlev bozukluğu bileşenine sahiptir” diyor. “Yani bir karaciğer perspektifinden, tavuk embriyosu ve yeni yumurtadan çıkmış civcivlerdeki mitokondrilerin yağ veya lipit yükünü nasıl üstlenebildiğini ve herhangi bir anormallik olmadan verimli bir şekilde nasıl kullanabildiğini bilmek istiyoruz.”

Yard. Doç. Dr. Sunny’nin açıkladığı gibi, mitokondriyal metabolizmayı incelemek zor bir süreçtir ve tavuklarda yaygın olarak yapılmamıştır. 

Yard. Doç. Dr. Sunny’nin mitokondriyi incelemek için ileri biyokimyasal tekniklerdeki uzmanlığını, Prof. Dr. Tom Porter’ın tavuklardaki genlerin ekspresyon modellerini gösteren önceki çalışmasıyla birleştirerek, bu metabolik geçiş sırasında neler olup bittiğinin ve bunun sağlıklı veya anormal karaciğer fonksiyonuyla nasıl ilişkili olduğunun tam bir resmini çizebilecekler.

Yard. Doç. Dr. Sunny, “Civcivlerde embriyo aşamasından kuluçka çıkımı sonrası geçişe yönelik çalışmalarda kullanılan gelişmiş tekniklerin olmaması nedeniyle, bu modellerde yapılan araştırmaların çoğu sonuçları gen ekspresyon profillerine dayanmaktadır” diye açıklıyor. “Biyokimyasal yollardaki değişiklikleri hesaba katmadan yapılan sonuçlar eksik olabilir çünkü varsayımlar yapıyorsunuz ve ilgili mekanizmaları doğru bir şekilde izleyemiyorsunuz. Daha eksiksiz bir resim elde etmek ve önceki araştırmaların nasıl devam ettiğini görmek istiyoruz.”

Kaynak: The Poultry Site

Keyifli okumalar dileriz

Diğer Yenilikçi teknolojiler üzerine yazıları gözden geçirmek isterseniz,

Besleme ve Yem Hammaddeleri ile ilgili güncel haberleri gözden geçirmek isterseniz,

Print Friendly, PDF & Email
Follow by Email
Facebook
Twitter
YouTube
LinkedIn
Instagram