Kanatlı Tifosu (S. gallinarum) ‘na karşı koruma stratejileri

11 Ekim 2021

Hakan İsmet Tünaydın – Veteriner Hekim


Kanatlı Tifosu, tavuk ve hindilerde Salmonella Gallinarum bakterisi tarafından meydana gelen akut ve sistemik seyirli bir bakteriyel enfeksiyondur.


Hastalık çok çabuk yayılma kabiliyetine sahip olup, ölüm oranı oldukça yüksektir, müdahale edilmediği durumlarda ölüm oranı %100 dür. Hastalık vertikal yolla bulaşabileceği gibi, tavuk biti, fare, yemler, su, dışkı , altlık ve bulaşık alet ekipman, personel teması yolu ile de bulaşabilir. Hastalığa karşı kahverengi yumurtacı ırklar beyaz ırklara göre daha az dirençlidir. Kanatlı tifosu ihbarı mecbur hayvan hastalığı sınıfında olduğu için hastalıktan korumak ayrı bir önem taşır.

Hakan İsmet Tünaydın; “Kanatlı tifosuna karşı mücadele bir bütündür, tek bir basamak ile tam korumanın sağlandığından asla bahsedilemez.”

Tüm koruma yöntemlerinin doğru olarak uygulanması ile başarılı bir koruma sağlanabilir.


Kanatlı Tifosu’ndan Korunma Yöntemleri

Aşılama

Sürüler yarka döneminde en az 2 kere Salmonella gallinarum suşuna karşı aşılanmalıdır. Sahada kullanılan farklı Salmonella suşlarının aşıları ile çapraz bağışıklık sağlanabilse de aşılama tifo yoğun bölge ve riskli sürülerde Salmonella gallinarum suşu içeren aşılar ile yapılması tercih edilmelidir. Yumurtacı sahasında
canlı bakteriyel aşılar daha çok tercih edilmekte olup, hastalığın çok yoğun seyrettiği işletmelerde 3 aşılamaya kadar yapılmaktadır. Salmonella aşılama programlarının düzenlenmesinde aşı firmalarının teknik ekibi, uygulayıcı veteriner klinikleri ile çalışma yapılarak aşılama programı hazırlanması önemlidir.

Su Sanitasyonu

Sudan gelebilecek bulaşıklığı önlemek için İçme suları uygun bir içme suyu dezenfektanı ile sürekli dozajlama yöntemi ile sanitize edilmelidir. Hidrojen peroksit, Klordioksit, Hipoklorit kullanılabilecek içme suyu dezenfektan içerikleri arasında sayılabilir. Su sanitasyonu sırasında düzenli aralıklarla dozaj tüketim miktarları, su klor seviyeleri ölçümü ve bakteriyolojik su analizleri yapılarak kontrol sağlanmalıdır.

Su Sisitemi Dezenfeksiyonu

Amaç su hattında biriken biyoflim tabakalarının önüne geçerek bu tabakalarda bakteri üremesine yol açan ortamı ortadan kaldırmaktır

Dönem aralarında içme suyu hatları dezenfekte edilerek su hattından gelecek riskler önlenmelidir. Bu amaçla hidrojen peroksit, perasetik asitli ürünler sahada tercih edilmektedir. Su sistemi dezenfeksiyonu sırasında hatlara yoğun dezenfektan verileceği için bu uygulama kümes boşken kümes temizliği sırasında yapılmalı ve hatlar sonrasında tekrar temiz su ile yıkanmalıdır.

Yemde Koruma

Hastalığın vücuda giriş yolu sindirim sistemidir. Hayvanların tüketeceği yem rasyonlarına sürekli olarak probiyotik, prebiyotik, organik asit ve toksin bağlayıcı ürünlerle yemdeki hammadde ve yemden gelebilecek risklerin azaltılması mümkündür.

Sağlıklı bir sindirim sistemine sahip hayvanlar daha dirençli iken, koksidiyoz, toksikasyon, yetersiz besleme, viral hastalık geçirmiş sürülerde direnç daha düşük olmaktadır. Probiyotikler bağırsak lümeninde patojenlerin üremesini ve villuslara tutunmasını engellerken, prebiyotikler bağırsak duvarına tutunamayan bakterileri bağlayarak dışkı ile dışarı atılmasını sağlayacaktır. Organik asitler ise bağırsak asitliğini arttırarak hem salmonella bakterisinin üremesini engemekte hem de hücre duvarını parçalayarak bakteri sayısını önemli şekilde azaltmaktadır. Özellikle mono bütirin ve sodyum bütirat formundaki bütirik asit ve kaplanmış formik asit içeren organik asitler salmonella korumasında etkilidir. Toksikasyonların bağışıklık ve bağırsak epitelinde meydana getirebileceği zararların önüne geçmek için geniş spektrumlu toksin bağlayıcıların yaşamın her döneminde koruyucu olarak yemden kullanımı tavsiye edilmektedir. Yemde kullanılabilecek hayvansal kökenli yem hammaddelerin salmonella riski yüksek sürülerde kullanılmaması, hammadde kabulünde ve depolama sırasında riskli hammddelerin salmonella kontrollerinin yapılması, ve bu tip riskli ürünlerde yem koruyucu ve salmonella önleyicilerin kullanılması önemlidir.

İçme suyu yoluyla koruyucu uygulamalar

İçme suyu ile organik asit uygulamalarında uygulamanın 3-4 gün uygulama 3-4 gün dinlendirme şeklinde sürekli devam etmesi başarıyı arttırır.

Yem içi uyguamalarla yeterli koruyuculuğun sağlanamadığı durumlarda veya korumanın etkinliğini arttırmak için içme suyu ile koruyucu ve destekleyici ürünlerin verilmesi önemlidir. İçme suyu ile verilebilen organik asit ve probiyotikler, esaniyel yağ içerikli bitkisel ürünler yemde yapılan uygulamaları destekler, sürülerin direncini arttırır . İçme suyu ile kullanılabilen organik asitlerin formik ve bütirik asit içerikli olması bu tip organik asitlerin gram (-) bakteriler üzerindeki etkinliği nedeniyle de tercih sebebidir. İçme suyu ile organik asit uygulamalarında uygulamanın 3-4 gün uygulama 3-4 gün dinlendirme şeklinde sürekli devam etmesi başarıyı arttırır. Organik asit kullanımında kullanılan suyun pH değerinin 4,0 altına düşmemesi gerektiği unutulmamalıdır. İçme suyunun pH değeri 4,0 değerinin altında olduğunda, su tüketimi azalacak ve başka problemlere neden olacaktır. Yem içerisinde probiyotik kullanılmadığı veya kullanılamadığı durumlarda içme suyu ile verilebilen probiyotikler destekleyicidir, burada uygulamadan sonuç almak için içme suyu probiyotik kullanım süresinin aralıksız en az 5-6 gün süreyle yapılmasına dikkat edilmelidir. Timol ve karvakrol gibi esansiyel yağ içeren ürünlerin belirli aralıkla kullanımı bağırsak sağlığını desteklemesi, iştah arttırıcı olması ve antibakteriyel özellikleri olması nedeni ile tercih edilebilir. Bu gibi esansiyel yağ içerikli ürünlerin kullanımı da organik asitler gibi dönüşümlü olarak yapılabilir.


Bit mücadelesi

Bit, kanatlı tifosunun yayılmasını sağlayan en önemli vektördür.

Tavuk bitine karşı düzenli aralıklarla, kalıntı yapmayacak hayvan ve insan sağlığına zararlı olmayan ürünler ile düzenli aralıklarda tekrarlanmalı ve takip edilmelidir. Bit, kanatlı tifosunun yayılmasını sağlayan en önemli vektördür. Bit mücadelesi iyi yapılmayan işletmelerde, diğer koruma önlemleri alınsa da başarı sağlamak mümkün değildir. Tavuk biti ile birlikte hastalık hayvandan hayvana ve kümesten kümese kolaylıkla taşınır. Sahada özellikle yaz aylarında bit aktivitesinin artması ile kanatlı tifosu vakalarında artış gözlenmektedir. Bit mücadelesi için kullanılan ürünler bitin yaşam döngüsüne göre uygulanmalı, 7-8 günde bir en az 2 kere tekrar edilmelidir.

Fare mücadelesi

Fareler salmonella taşıyıcısı olduğu için kemirgen mücadelesi hassasiyetle sağlanmalıdır. Günümüzde fare kanatlı sektörünün önemli sorunlarından biri olup bu probleme dikkatli şekilde yaklaşılması gerekir. Özellikle farenin giriş yerleri, üreme alanları tespit edilip kapan ve ilaçla mücadele edilirken bu uygulamaları yapan kişilerin bilgili ve eğitimli olması önemlidir. Bu gibi uygulamalar için profesyonel firmalardan yardım ve hizmet alınması başarıyı arttıracaktır.


Dezenfeksiyon işlemleri

Kümes ,araç , alet ekipman, personel ve çevre dezenfeksiyonu işlemleri hassasiyetle uygulanmalıdır. Biyogüvenlik tek başına dezenfeksiyon anlamına gelmese de en önemli noktalarından biri dezenfeksiyon ve dezenfektan kullanımıdır. Doğru doz ve doğru süre ile uygulanmayan en iyi dezenfektanın bile çalışmayacağı unutulmamalıdır. Doğru etken madde ve uygulama için üretici firmalardan mutlaka görüş ve teknik destek istenmelidir.

Yabani kuş ve hayvanların engellenmesi

Yabani kuşlar taşıyıcı olma riski yüksek hayvanlardır kümes içlerine girişi kuş telleri ile engellenmeli, tesis çevresinden yabani kuş ve hayvanlar uzaklaştırılmalıdır. kümes çevresinde kuşları çeken ve yuvalanmasını sağlayan ortamlar uzaklaştırılmalıdır veya ortadan kaldırılmalıdır.


Yönetimsel uygulamalar

Kümes temizliği, gübre atımı, personel ve araç girişleri kontrol altında tutulmalı, kümesler arası personel geçişi kısıtlanmalıdır. Kümes tozunda çok fazla salmonella bakterisi yaşar bunun yayılımını engellemek için düzenli temizlik önemlidir. Gübrenin günlük olarak atılması dışkı ile atılan hastalık etkeninin yayılmasını engelleyecektir. Riskli kümeslerde personel geçişinin sınırlandırılması, koruyucu kıyafet kullanımı hastalığın diğer kümeslere yayılmasını engelleyecektir.

Monitoring

Civcivlerin kümesteki yaşamlarının ilk günü alınacak numune damızlık kökenli bir salmonella varlığını tespit etmenizde yardımcı olacaktır.

Sürülerin ilk gününden itibaren belirlenmiş konrtol programına göre düzenli kan, dışkı ve swap numuneleri alarak laboratuvar analizleri ile sürülerin sağlık durumu izlenmelidir. Özellikle 2 yıldır yürürlükte olan ulusal salmonella kontrol programı sayesinde damızlık ve yumurtacı işletmelerde civcivlerin ilk gününden itibaren, yarka ve yumurtlama döneminde belirli aralıklarla alınan numuneler özel ve devlet laboratuvarlarında incelenmektedir. Bu sayede erken teşhis ile mücadeleye destek olmaktadır.

Keyifli okumalar dileriz

Salmonella ile ilgili diğer yazıları gözden geçirmek isterseniz,

Aşılamayı etkileyen faktörler, barsak sağlığı yönetimi ve Antibiyotik direnci hakkında daha fazla yazıyı gözden geçirmek isterseniz,

Print Friendly, PDF & Email
close

Turkish Poultry Net

Haberler ve Aylık Dergi bildirimi almak için Abone olun

Haftalık güncellemeler - Turkish Poultry Aylık Dergi bildirimi almak için kaydolun.

Daha fazla bilgi için Gizlilik politikamızı okuyun.

Follow by Email
Facebook
Twitter
YouTube
LinkedIn
Instagram