Yumurta Tavuklarında Probiyotik Kullanımı

Tahir Sarı- Veteriner Hekim

Probiyotiğin Tanımı

Bağırsak mikrobiyal dengesini değiştirerek konakçı hayvanlarda yemden yararlanmayı artıran, yemle ya da içme suları ile hayvanlara verilen yem katkılarıdır. Probiyotikler canlı bakteri, mantar ya da maya kültürlerini bulundurabilir.

Probiyotik olarak Kullanılan Mikroorganizmalar

Kanatlı beslenmesinde probiyotik olarak kullanılan mikroorganizmalar şunlardır:

Bakteriler: Bacillus coagulans, Lactobacillus casei, Bacillus lentus, Lactobacillus fermentum, Bacillus lincheniformis, Lactobacillus lactis, Bacillus pumilis, Lactobacillus plantarum, Bacillus subtilis, Pediococcus cerevisiae, Bacteroides amyplophilus, Pediococcus pentosaceus, Bacteroides capillosus, Streptococcus faecium, Bacteroides ruminocola, Streptococcus intermedius, Bacteroides suis, Streptococcus lactis, Bifidobacterium animalis, Bifidobacterium bifidum, Clostridium butyricum, Lactobacillus acidophilus, Lactobacillus brecis, Lactobacillus bulgaricu

Mayalar: Aspergillus niger, Saccharomyces cerevisiae, Aspergillus oryzae, Torulopsis candida

Bu preparatlar da bunlardan herhangi birinin tek bir türü bulunabileceği gibi aralarında sinerjizma oluşturacak olan birkaç tür bir arada bulunabilir.

Probiyotik Kullanımı

Kanatlı hayvan beslemesinde kullanılan preparatlar genellikle bakteri içeren ürünlerdir. Bakteri kullanılmasında temel gerekçe; hem bağırsak florasını zenginleştirerek yemden yararlanmayı artırmak hem de bağırsak villuslarına tutunarak buralarda patojen mikroorganizmaların (Salmonella ve E.coli) yerleşmesini ve çoğalmasını önlemektir. Lactobasiller mide pH’sına dayanıklı bakterilerdir. Bu sayede mide ortamının düşük pH’sından en asgari şekilde etkilenerek sindirim kanalını geçer ve bağırsaklara kadar canlılığını devam ettirebilir. Diğer bakterilerin kullanılmasında ise özel kaplama formlarından faydalanılmaktadır. Bu kaplama ürünler mide asiditesinden en az etkilenerek bakterilerin bağırsaklara canlı olarak ulaşmasını sağlar.

Kullanılan preparatlar tek bir mikroorganizmayı bulunduracağı gibi, sekiz farklı tür mikroorganizma ile de hazırlanmış olabilir.

Probiyotiklerin çalışma mekanizması hakkında

Bu bakteriler gram (+) olup, anaerob’durlar. Pataojen olmayan bu bakteriler önce bağırsak epitel dokuya tutunurlar ve buradan invaze olmazlar. Bu şekilde hem patojen bakterilerin buralarda kolonize olmalarını önler hem de ürettikleri laktik asit, asetik asit gibi organik asitler yardımıyla ortam pH’sını düşürürler. Böylece üremek için nötr yada bazik ortama ihtiyacı olan patojenler için ortamı elverişsiz hale getirirler.

Probiyotik bakteriler selülaz, ksilanaz, lipaz, proteaz, β-glukanaz ve amilaz gibi enzimler üretirler. Bu enzimler sindirim sistemi hücreleri tarafından enzimlerle simbiyotik bir etkileşime girerek enzimatik aktiviteye katkıda bulunur. Bu katkı özellikle sindirim sistemi yeterince gelişmemiş olan genç hayvanlar için önemlidir. Bu fayda enzimatik sindirime sahip kanatlılar için son derece önemlidir.

Probiyotikler immun sistemde antikor salınımını artırma, fagositoz mikroorganizmaların makrofaj aktivitesini artırma ve bağırsak epitelinde lokal antikor miktarının artırılması ile bağışıklık sistemine katkıda bulunur.

Probiyotik mikroorganizmalar B grubu vitaminlerini (Niasin, Biotin, Piridoksin, FolikAsit, PantotenikAsit) sentezlerler.

Lactobacilluslar E.coli’ye karşı anti-E.coli faktörü salgılayarak E.coli’nin toksik amin sentezini engellerler. Yine lactobacilluslar hidrojen peroksit üreterek antibakteriyel  etki gösterirler.

Probiyotik Kullanılmasında Dikkat Edilecek Hususlar

Probiyotik kullanımı esnasında bu preparatların canlı organizmalar barındırdığını unutmamak gerekir. Bu organizmalar ortam koşullarına duyarlıdır. Depolama koşulları, üretim teknolojileri ve üretimine katıldıkları karma yemlerin hazırlanış şekillerindeki olumsuzlukların hepsi probiyotik etkinliğini azaltır. 22-25 santigrad derece arası sıcaklıklar probiyotikler için uygun olan ortam sıcaklıklarıdır.

Karma yemlere katılan mineral premikslerindeki bazı mineraller ( özellikle Fe ve Cu ), vitamin premikslerindeki K vitamini, antifungal ve antioksidan katkılar ile antibakteriyel ürünler probiyotiklerin etkinliğini azaltabilir.

Yemin günlük olarak hazırlanıp tüketime sunulan işletmeler için bu olumsuzluklar minumum düzeyde olacaktır.

Sonuç

Değişen ortam şartları, uygulanan tedavi ya da destekleyici tedaviler, yem ya da hammadde değişimleri gibi faktörlerin bağırsak florası üzerine yapacağı olumsuz etkiler düşünüldüğü zaman bağırsak florasının desteklenmesi fikri kaçınılmaz olacaktır. Tercih edilecek olan probiyotiğin içeriğini belirlemek içinse; sürünün gereksinimi, kullanılacak olan ürünün yukarıda belirtilen hassasiyetlerden mümkün olduğunca muaf olması ve ekonomik şartlar belirleyici olacaktır.

Değerli yorum ve katkılarınızla sektörümüzde yer alan açık yazar ekibimize motivasyon sağlayacaksınız.

info@turkishpoultry.net

Bir cevap yazın

Theme: Overlay by Kaira Extra Text
Türkiye

Keyifli okumalar dileriz.

%d blogcu bunu beğendi: