Kanatlı Hastalıklarından Korunmanın Anahtarı – Biyogüvenlik ve Kuralları

Biyogüvenlik ve Kuralları

Ümit Sarıkaya – Veteriner Hekim

Kanatlı yetiştiriciliğinde öncelikli hedef sürü sağlığını korumaktır. Bu yüzden hastalıkların çıkışını engellemek ve yayılmasını en aza indirmek için bir takım önlemlerin alınması zorunludur. Tüm bu önlemler Biyogüvenlik adı altında toplanır. Alınan biyogüvenlik tedbirlerinin yetersiz ya da hiç uygulanmaması durumunda hastalıkların görülme sıklığı artmakta ve önemli ekonomik kayıplar oluşmaktadır.

Biyogüvenlik; hastalık etkenlerini işletmelerden uzak tutabilmek için yapılan işlerin tümünü kapsar. “Biyo” hayat anlamındadır, “güvenlik” korumayı tanımlar. Bu nedenle Biyogüvenlik yaşamın güvence altına alınmasını ifade eder ve kanatlıları sağlıklı tutmanın anahtarıdır.

Biyogüvenlik; kanatlı sağlığını tehdit eden bakteri, virüs, mantar, protozoa ve parazitlerin sebep olduğu enfeksiyöz hastalıklarla, bu hastalıkların bulaşmasında rol oynayan vektörlerin (personel, ekipman, bulaşık yem, yabani hayvan, insekt ve kemiriciler) işletmeye girişini önlemek için alınan tedbirlerin tümünü ifade eder. Biyogüvenlik tedbirlerini uygulayarak, hastalıkların işletmelere girişi engellenir ve böylece hem kanatlı sağlığı korunur hem de işletmelerden alınan verim ve kazanç artar.

Aile işletmeciliğinden,  çok sayıda hayvanın aynı kümeslerde barındırıldığı ticari işletmelere geçişle birlikte hastalıkların da görülme sıklığı ve yayılışı artmıştır. Bakteri, virus, parazit, mantar ve benzeri birçok mikroorganizmalar kanatlı sürülerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açarlar. Bir işletme içinde, kanatlı, personel, araç ve ekipmanların kontrolsüz hareketleri, komşu işletmeler ile temas, hasta ya da sağlık durumu bilinmeyen kanatlıların çiftliklere getirilmesi, hastalık etkeni ile bulaşık yem ve suların kullanılması ya da kümeslerde kullanılan araç, gereç, alet ve ekipmanların yetersiz dezenfeksiyonu gibi birçok nedenlerle hastalık etkenleri kolayca kümeslere bulaşabilir. Ayrıca yabani kuş, sinek, kırmızı tavuk biti, böcek ve kemirgenlerde hastalıkların bulaşma ve yayılmasında çok önemli rol oynarlar.

Biyogüvenliği tehdit eden unsurlar…

Kanatlılarda sorun olan hastalıkların birçoğu viral kökenli ve bulaşıcı olup, tedavileri mümkün değildir. Bakteriyel hastalıklar da antibiyotiklerle tedavi edilebilmelerine rağmen, Salmonella infeksiyonlarında olduğu gibi bazı durumlarda hastalık etkenini tamamen yok etmek mümkün olamamaktadır. Bazı durumlarda ise antibiyotiklerle tedavi sağlansa bile temizlik ve dezenfeksiyon uygulanıp infeksiyon kaynağı ortadan kaldırılmadığı takdirde, E.coli infeksiyonlarında olduğu gibi hastalık, tedaviden sonra tekrar ortaya çıkabilmektedir.

Ayrıca hastalığı geçiren hayvanlarda gelişme geriliği ve verim düşüklüğü gibi problemlerin ortaya çıkmasının yanı sıra hastalık etkeninin kümeslerde kalıcı bir hal alması da işletmedeki verimliliği ve kazancı olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Bu nedenlerle kanatlı yetiştiriciliğinde kümesleri bulaşıcı hastalıklardan korumak ve verimliliği sağlamak için biyogüvenlik programlarının uygulanması ve alınan koruyucu tedbirlerin süreklilik arz etmesi büyük önem taşır. Biyogüvenlik uygulamaları, aynı zamanda işletme çevresindeki diğer kanatlı işletmeleri için de önemlidir. Çünkü sıkı biyogüvenlik tedbirlerinin uygulandığı işletmelerde, kümesler arasında hastalıkların taşınma ve yayılma riski en az seviyeye iner. Sonuç olarak, işletmelerde sıkı biyogüvenlik tedbirlerinin alınması, kanatlı endüstrisini hastalık riskinden korumak ve kanatlı sağlığını korumak adına büyük önem taşır.

Biyogüvenliğin Faydaları Nelerdir?

• Sürü sağlığını korur ve hastalığa sebep olan etkenlerin çiftliklere girişi ve yayılışını engeller.

• Hastalıkların çıkış ve yayılışını en aza indirir.

• Kuş gribi (Avian Influenza) ve yalancı tavuk vebası (Newcastle hastalığı) gibi normalde görülmeyen ya da nadiren görülebilecek hastalıkların işletmelere girmesini önemli ölçüde engeller.

• Salmonella gibi zoonotik (hayvanlardan insanlara geçebilen) hastalıkların bulaşma riskini azaltır.

• Hastalıkların tedavi masraflarından kaynaklanabilecek giderleri azaltır ve işletme maliyetlerini düşürür.

İyi bir biyogüvenlik programı için öncelikle olası hastalık etkenleri ve taşıyıcılarının kaynakları tespit edilerek bunların işletmelere girişi engellenmelidir. Bunların yanı sıra kümeslerde ısıtma, soğutma, havalandırma, kaliteli yem ve kaliteli içme suyu gibi ihtiyaçlar düzenli olarak sağlanmalıdır.

Biyogüvenliğin sağlanması için bölgedeki mevcut hastalık problemleri dikkate alınarak uygun aşı programları seçilmeli ve uygulanmalıdır. Ayrıca gübreler uygun depolanmalı, ölen hayvanlar ve atıklar usulüne uygun olarak imha edilerek tüm işletme çevresi güvenli hale getirilmelidir.

Biyogüvenlik Kuralları Nelerdir?

1. İşletmenin kurulacağı arazi isabetli seçilmelidir.

Kümesin kurulması için çevrede hayvancılık işletmelerinin bulunmadığı ve sağlıklı yetiştiricilik yapılmasına uygun araziler seçilmelidir. Binalar, hakim rüzgarların geldiği istikamette ve yakın çiftliklerin havalandırma fanlarından çıkan havaya doğrudan maruz kalmayacak doğrultuda olmalıdır. Kümesler, hayvanların her türlü ihtiyacını karşılayacak ve biyogüvenlik için gerekli uygulamaların yapılmasına imkan verecek tarzda inşa edilmelidir.

2. İşletmeye girişler sınırlandırılmalıdır.

Ziyaretçiler hastalık salgınları için ana tehlike kaynaklarındandır. Entegre bir işletmede, kümesler arasında insan trafiği çok fazladır. Denetçiler, veteriner hekimler, aşı ekipleri, kümeslerin bakımında görevli kişiler, nakil araçlarının sürücüleri ve benzeri ziyaretçiler çiftliklerin insan trafiğini oluşturmaktadır. Bu tür ziyaretçi ziyaretlerinin kontrolü biyogüvenlik açısından önemlidir.

Bu nedenle;

• Son 24 saat içerisinde başka kanatlı işletmelerinde bulunmuş olan ziyaretçiler işletmeye kabul edilmemelidir.

• Üretim alanlarına ziyaretçi girişi sınırlandırılmalıdır.

• Ziyaretçi kayıtları tutulmalı; isim, tarih vb. bilgiler kaydedilmelidir.

Ziyaretçi Kayıt Formu

• Ziyaretçilerin işletmede temiz kıyafet ve çizme giymeleri sağlanmalıdır.

• Üretim alanına girme zorunluluğu olan ziyaretçilerin kümeslere giriş /çıkışlarda ve işletme içerisinde bir yerden diğerine geçerken mutlaka dezenfektanlı ayak banyolarını kullanmaları sağlanmalıdır

• Ziyaretçilerin ellerini su ve sabun ile yıkamaları sağlanmalıdır.

• Tüm işletme çalışanlarına ziyaretçi kabul prosedürü konusunda eğitim verilmelidir.

3. Araç trafiği kontrol altında tutulmalıdır.

Farklı araçların işletmeye girişi kısıtlanmalıdır ve işletmeye giren tüm araçlar giriş, çıkış noktalarında dezenfektanlı su püskürtme istasyonları kurularak araçlar yıkanmalıdır.

• İşletme çevresinde bir tampon bölge oluşturulmalıdır. İnsan ve diğer vektörlerin hareketlerini engellemek için bu bölgenin etrafı yeterli yükseklikte çitle çevrilmelidir.

• İşletme girişine “ GİRİLMEZ” yazılı uyarıcı levhalar konulmalıdır.

• Mümkünse ana giriş ve kümes giriş kapıları kilitli tutulmalıdır.

• Araçların işletmeye girişleri kısıtlanmalıdır.

• İşletmenin araç giriş/çıkış noktalarında kullanılmak üzere dezenfektan püskürtme istasyonları kurulmalı ve araçların giriş/çıkışlarda bu sistemden geçerek yıkanmaları sağlanmalıdır.

• İşletmeye gelen nakil araçları için etkili biyogüvenlik kontrolü yapılmalıdır.

Bunun için;

– İşletmeye giren tüm araçlar dezenfekte edilmelidir.

– Sürücülerin araçtan inmelerine ve etrafta dolaşmalarına izin verilmemelidir.

– Hastalık ya da performans problemi oluştuğu durumlarda şahit numune olarak kullanılmak üzere her kamyondan yem örneği alınarak saklanmalıdır.

4. Hastalıklar İşletmelere Taşınmamalıdır.

Mikroplar araçların tekerlekleri, kafesler ve ekipmanlar ile kolayca taşınabilirler. Bunları kümeslerden uzak tutmak için;

• İşletmeye alınacak civcivler mutlaka sertifikalı damızlık işletmelerden seçilmelidir.

• Yarka alımı durumunda yarkalar işletmeye getirilmeden önce mutlaka Salmonella, Mikoplazma, Newcastle ve Avian Influenza yönünden test edilmelidir.

• İşletme çalışanları diğer kanatlıların ve yem depolarının bulunduğu alanlara gittiğinde mikropları taşıma riski olduğundan işlerine geri dönmeden önce üzerlerindeki kıyafetleri mutlaka değiştirmeli ve temiz kıyafetler giymelidir.

• Hastalıkların bulaşmasını önlemek için değişik yaş gurupları ve türden olan ya da değişik kaynaklardan gelen kanatlılar bir arada tutulmamalıdır.

5. İşletme çalışanlarının diğer işletmelere veya kanatlılarla ilgili yerlere ziyaretleri sınırlandırılmalıdır.

Eller, saçlar ve kıyafetler hastalık etkenlerini taşıyabilen tozlarla kirlenebilir ve hastalıklar bu şekilde bir kümesten diğerine taşınabilir. İşletmede çalışan tüm personelin aşağıdaki uygulamalara dikkat ettiğinden emin olunmalıdır.

• Tavuk ya da diğer tür kanatlılar ve kanatlı ile çalışan insanlardan uzak durulmalıdır.

• Bir işletmeyi ziyaret ederken dışarıda kullanılan şapka bile giyilmemelidir.

• Her işletme ziyaretinde o işletmeye ait temiz kıyafet ve ayakkabı giyilmeli ve her seferinde bunlar değiştirilmelidir.

6. Komşulardan hastalık taşınmamalıdır.

Sürü sağlığı çok önemlidir. Bu nedenle, bilerek ya da bilmeden kanatlı yetiştiriciliği yapan komşulara ait eşyalar kesinlikle paylaşılmamalıdır.

Örneğin;

• Kümeslerde kullanılan ekipmanlar, bahçe ekipmanları ve malzemeler komşularla ya da diğer kanatlı sahipleri ile paylaşılmamalıdır. Paylaşmanın kaçınılmaz olduğu durumlarda bu tür malzemeler işletmeye geri alınmadan önce mutlaka temizlenip iyice dezenfekte edilmelidir.

• Ödünç alınan malzemelerde iade edilmeden önce mutlaka iyice yıkanıp dezenfekte edilmelidir.

• Ahşap tezgah ya da karton yumurta violleri gibi malzemeler kesinlikle kimseyle paylaşılmamalıdır. Çünkü bu tür malzemelere, gözenekli yapılarından dolayı yeterli ölçüde temizlik ve dezenfeksiyon uygulanması mümkün olmamaktadır.

7. Tüm çalışanların iyi sanitasyon tedbirlerini uyguladıklarından emin olunmalıdır.

• İşletmede tercihen kümeslerde el yıkama üniteleri bulunmalıdır.

• İşletmede daima özel çalışma kıyafeti ve çizme giyilmelidir.

• İşletmede kesinlikle şapka giyilmemeli, gerekli durumlarda sadece kümese ait şapkalar kullanılmalıdır

• Kümes içerisinde ve kümes dışında ayrı ayakkabı ya da çizmeler giyilmelidir.

• Dezenfektanlı ayak banyoları günlük olarak temizlenmeli ve geniş etkili taze dezenfektanlı su ile doldurulmalıdır. Ayak banyoları sadece doğru olarak kullanıldığında etkilidir.

• Tüm ekipmanlar düzenli olarak temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Temizlik ve dezenfeksiyon işlemi uygulanmamış alet ve ekipmanlar kümesler arasında kullanılmamalıdır.

• İşletmede sinek, kırmızı tavuk biti, böcek, yabani kuşlar ve kemirgenler için etkili bir kontrol ve mücadele programı uygulanmalıdır.

• Kemirgenlerin girişini engellemek için kümes çevresinde 1-3 metre genişliğinde betondan yada çakıldan bir alan yapılmalıdır.

• Yollar daima temiz tutulmalıdır.

• Tüm işletme ve çalışma alanları düzenli olarak gözden geçirilmelidir.

• Kanatlı yetiştiriciliği yapanlar ya da işletmelerde çalışanlar kesinlikle süs kuşları, köy tavuğu ya da dövüş horozu gibi kanatlıları beslememelidir.

8. Sağlıklı kanatlı kümesleri için tavsiye edilen sanitasyon uygulamaları düzenli olarak izlenmelidir.

• İşletmelerde ilk olarak en genç sürüler ziyaret edilmeli, daha sonra yaşlılar ve en son olarak da eğer girme zorunluluğu varsa hasta olan sürülerle ilgilenilmelidir.

• Kümeslere girerken ve çıkarken dezenfektanlı ayak banyoları kullanılmalıdır.

• Yetiştirme periyotları arasında kümeslerin temizliği ve dezenfeksiyonu için gereken uygun zaman aralığı bırakılmalıdır.

• Kümeslerden hayvanları / altlığı boşaltmak ve temizlemek için gerekli prosedürler oluşturulmalıdır.

Kanatlı hayvanlar çıkarıldıktan sonra;

– kümes içi

– ekipmanlar

– yem depoları,

– su depoları,

– ölü hayvanların konulduğu imha alanları tamamen temizlenmelidir.

• Ölü hayvanlar  rendering işlemine tabi tutularak veya belirlenen alanlarda gömülerek, yakılarak ya da kompostlama tekniklerinden biri kullanılarak biyogüvenlik kuralları dahilinde, çevre kurallarına uygun olarak imha edilmelidir

Ölü hayvan yakma sobası ve ölü hayvan toplama kovası

• Kümeslerin içi kadar çevresinin temizliğine de gereken önem verilmelidir. Kuş, fare, tavuk biti, sinek ve böceklerin üremesine ve barınmasına imkan sağlayan yapılar ortadan kaldırılmalıdır ( örneğin; kullanılmayan ekipman ve diğer malzemeler yada çöp ve dışkı atıkları gibi).

9. Çapraz bulaşma engellenmelidir.

• Hastalık şüphesi olan kanatlılar derhal veteriner hekime bildirilmelidir.

• Hastalık problemleri olan sürüler tespit edilmelidir.

• İşletme için hastalık problemi olabilecek durumlarda “ yüksek risk” alanları oluşturulmalı, bu alanlarla temas en aza indirilmeli ve geçişler sınırlandırılmalıdır.

• İşletmeler arasında çapraz bulaşmayı önlemek için kamyon rotaları oluşturulmalı ve bu rotaların kullanılması sağlanmalıdır.

10. Altlık / Gübrenin Kümesten Çıkarılması ve imhası Uygun Koşullarda Yapılmalıdır.

Kümes boşaltıldıktan sonra bütün altlık/gübre kümes içerisinden uzaklaştırılmalıdır. Altlığın kümes dışına yayılması engellenmelidir.  Altlık/gübre ve tozun etrafa saçılmasını önlemek için dolu römorklar hareket etmeden önce üzerleri tamamen örtülmelidir.

Araçların lastikleri işletmeden ayrılmadan önce fırçalanmalı ve dezenfekte edilmelidir. Altlık/gübre kümeslerden en az 1,5 km. uzağa taşınmalı, yasalar çerçevesinde ve uygun olan yollardan biri kullanılarak imha edilmelidir. Örneğin;

• Bir tarlaya dağıtarak ve 1 hafta içinde tarlayı sürerek,

• Bir tarlayı kazıp gömerek,

• Meraya dağıtmadan önce yığın haline getirerek ve yanmaya bırakarak,

• Gübre fabrikalarında işleme tabi tutularak,

• Yakma fırınında yakarak.

11. Kümeslerde kırmızı tavuk biti, böcek mücadelesi yapılmalıdır.

Kırmızı tavuk bitleri bazı ilaçlar ve dezenfektanlardan pek etkilenmezler. Bu nedenle mücadelede etkili ilaçlar seçilmelidir. Bu tür dış parazitler genellikle kanatlıların üzerinde bulunduğundan hayvanlar kümeste iken onlara zarar vermeyecek organik preparatlar kullanılarak mücadele işlemi yapılmalıdır. Ayrıca kümes boşaltıldıktan sonra altlık, tünekler, folluklar ve kümesin duvar, tavan, kovuk ve çatlak yerleri, püskürtme aleti ile etkili bir ilaç kullanılarak iyice ilaçlanmalıdır. İlaçlama işlemi temizlik ve dezenfeksiyon tamamlandıktan sonra boş kümese uygulanmalı, özellikle bit yumurtalarını yok etmek için işlem bir hafta ara ile tekrarlanmalıdır.

12. Kemirgenler için kontrol ve mücadele programı uygulanmalıdır. • İşletmede iyi bir gözlem yapılarak, kemirgenlerin türüne ve sorunun büyüklüğüne bağlı olarak bir mücadele yöntemi belirlenmelidir.

Kemirgen mücadelesi için öncelikle bir çevre temizliği yapılmalıdır.

• Çöpler ortama gelişigüzel bırakılmamalı, ağzı sıkıca kapalı metal kovalar içinde saklanmalıdır.

• Ortamda kemirgenlere yuva olabilecek malzeme ya da atık yığınları bulunmamalıdır.

• Kemirgenlere besin kaynağı olabilecek her türlü malzeme iyi bir şekilde korunmalıdır.

• Su kaynaklarına dikkat edilmeli, ortamda su birikintisi olmasına müsaade edilmemelidir.

• Bina çevresindeki otlar temizlenmeli ve en fazla 5 cm. uzunlukta olabilecek şekilde kesilmelidir.

• Üzerine yükleme yapılan paletler duvar diplerine değil, duvardan en az 50 cm. açığa yerleştirilmelidir.

• Bina içine giren boruların girişleri korunaklı hale getirilmelidir.

• Devamlı olarak kullanılan kapılara otomatik kapatma kolu takılmalıdır.

13. Düzenli temizlik ve dezenfeksiyon yapılmalıdır.

Kümeslerin çevresi düzenli aralıklarla dezenfekte edilmelidir. Dezenfeksiyon, kümeslerin çevresinde bulunan ve risk oluşturabilecek etkenlerini azaltır. Dezenfeksiyon iki aşamada yapılır. Temizlik ve uygun bir dezenfektanın kullanılması. Her zaman için ilk işlem temizlik olmalıdır. Çünkü dezenfektan uygulanacak alanların tamamen temizlenmediği durumlarda dezenfektanlar yeterince etkili olamazlar.

a.Temizlik

Kümesler beton zeminli, kolay yıkanabilir tavan ve duvarlara sahip olmalıdır. Kümes içerisinde sütunlar ve çıkıntılar olmamalıdır.

Ayrıca ekipmanların taşınabilir kısımlarının yıkanabilmesi ve depolanması için ayrı bir alan yapılmalıdır. Uygun bir temizlik aşağıdaki şekilde yapılabilir:

• Tüm altlık, yemler ve gübre uzaklaştırılmalıdır.

• Kaba pislikler ve örümcek ağları süpürülmelidir.

• Tüm yüzeyler basınçlı su ile iyice yıkanmalı, sonrasında bir deterjan ya da temizlik maddesi ile iyice köpüklenip organik kirlerin, yağların, görünmeyen yapışıkların giderilmesi sağlanmalıdır.

• Yüzeylerdeki tüm deterjan ve organik materyal iyice durulanarak uzaklaştırılmalıdır (yüksek basınçlı su ile).

Dış bölgelerin temizliği de hayatsal önem taşır. İdeal olan kümeslerin etrafının 1-3 metre beton ya da çakıl ile döşenmesidir.

Aşağıdaki alanlarda temizlik ve dezenfeksiyona özellikle dikkat edilmelidir:

• Fan ve ped altları,

• Ulaşılması zor yerler,

• Kapı etrafları

Kümes dışındaki bütün beton alanlar içeride olduğu gibi dikkatli bir şekilde temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.

b. Dezenfektan uygulanması

Dezenfektanlar, uygulanacakları alan önceden iyice temizlenip organik kirler mümkün olduğunca uzaklaştırıldığı durumlarda daha etkilidirler

• Yapılacak iş için etkili dezenfektanlar seçilerek etiketinde yazılı olan kullanım talimatlarına uygun olarak hazırlanmalı ve kullanılmalıdır. Dezenfektanları tavsiye edilen konsantrasyonlarda kullanmak çok önemlidir.

• Dezenfektan duruma göre iki kez uygulanmalı; ilk uygulamadan sonra yüzeylerin tamamen kuruması sağlanmalı ve ardından ikinci uygulama yapılmalıdır.

• Kümeslerde temizlik ve dezenfeksiyon işlemi tamamlandıktan sonra hastalık etkenlerinin tamamına yakınını yok etmek ya da infeksiyon oluşturamayacak seviyeye inmesini sağlamak için fumigasyon uygulanmalıdır.

Tüm dezenfektanların beklenen etkiyi gösterebilmeleri için belirli bir süreye ihtiyacı vardır. Etiket üzerinde belirtilen zaman süreci dezenfektanın etkisi için önemlidir. Hiçbir dezenfektan anında etki gösteremez.

c. Uygun dezenfektanın seçimi

Bir dezenfektanın hastalık etkenlerini (virus, bakteri, mantar ve protozoon) yok etme etkisi, kimyasal kompozisyonuna, etki alanına ve mikroorganizmanın tipine bağlıdır. Bazı dezenfektanlar tüm mikroorganizmalar üzerinde etkili değildir.

İdeal bir dezenfektan ne gibi özelliklere sahip olmalıdır?

• Geniş spektrumlu antimikrobiyal etkiye sahip olmalı,

• Dayanıklı (stabil) olmalı, antimikrobiyal etkisini çabuk kaybetmemeli,

• Ekonomik olmalı,

• Suda kolay eriyebilmeli,

• İnsan ve hayvan sağlığı için zararsız olmalı,

• Kokusuz veya hoş bir kokuda olmalı,

• Boyama özelliği olmamalı,

• Hızlı etkili olmalı,

• Düşük konsantrasyonlarda etkili olmalı,

• Ortamdaki organik ve inorganik maddelerden etkilenmemeli,

• Alet ve malzemeler için aşındırıcı olmamalı,

• Uygulama yerindeki çatlak ve boşluklara iyice nüfuz edebilmeli,

• Her ısıda aktivite gösterebilmeli,

• Deterjan özelliği olmalıdır.

15. Temizlik ve dezenfeksiyon uygulamasından önce ve sonra ortamın bakteri ölçümleri yapılarak hastalık etkenlerinin imha olduğundan emin olunmalıdır.

16. Sürünün sağlık durumları iyi izlenmeli, rutin hastalık izleme prosedürleri zamanında ve düzenli olarak yapılmalıdır.

17. İşletmenin bulunduğu bölgeye ve yetiştirmesi yapılan türe göre uygun olan en iyi aşı programı belirlenip,  en uygun yollarla ve titizlikle bu aşıların uygulanması sağlanmalıdır.

Değerli yorum ve katkılarınızla sektörümüzde yer alan açık yazar ekibimize motivasyon sağlayacaksınız.

info@turkishpoultry.net

Bir cevap yazın

Theme: Overlay by Kaira Extra Text
Türkiye

Keyifli okumalar dileriz.

%d blogcu bunu beğendi: