Antibiyotiksiz Üretim için Bir Adım; İmmun Kontrol Yaklaşımı – Humoral Bağışıklık ve Reovirus

İmmun KOntrol Yaklaşımı - Antibiyotiksiz Üretim

Uğraş Kaynarca – Veteriner Hekim

Broiler Üretimi, kısa sürede yüksek verim parametrelerine ulaşma hedefi olan zorlu bir yarış sürecidir. Üretim safhasında birçok yarışmacı faktörle mücadele etmek gerekir. Hatta bazen mücadelede harcanacak efordan daha azını alacağımız durumlarda, bu faktörleri kontrol altına almak ve yönetmek önemli stratejidir. Yarışa ilk günden başlamak, günümüzde final üretim verilerini yakalamak için yetmeyebilir. Bu nedenledir ki, damızlık üretiminden gelen faktörlerin, kuluçkada yükselen risklerle sahaya yansıması, bazen işleri göründüğünden de güç hale getirebilir. Her ne şartla olursa olsun, öncelikle immun sistemi maksimum verimliliğe getirmek önemlidir. Damızlık Üretimi’nde riskleri en aza indirmek önemli bir anahtardır. İmmun sistemi kontrol altına almak ve yönetmek, civcivlerin yaşama gücü yüksek, çevre şartları ve hastalıklara karşı dirençli, finalde ise beklediğimiz en yüksek verim parametrelerine ulaşması için gereklidir. İlk on dört günde güçlü immun sistem sağlandığında sonrasında kesime kadar olan süreçte civcivler enerjisini verim yönünde gelişmeye harcayacaktır. Bugünden yarına düşündüğümüzde ise Antibiyotiksiz Üretim Hedeflerine İmmun Kontrol Yaklaşımı ile ulaşmak kolaylaşacaktır.

Damızlık Üretimi’nden Broiler Üretimi’ne risk olarak gelen Avian Reovirus suşları, kümes hayvanlarının yetiştiği her yerde bulunur ve işletmeler için genellikle büyük bir endişe kaynağı değildir. Reovirus suşları sağlıklı civcivlerden izole edilirken klinik sendromlarda primer patojenler olarak rolleri açık olmasa da  Malabsorbsiyon Sendromu ve Runting and Stunting Sendromu (RSS) gibi sendromlara neden olurlar. Buna karşılık bazı Reovirus suşlarının Tenosynovitis / Viral Artritis (VA) klinik vakaları ile ilişkisi Reovirus enfeksiyonundan  etkilenmiş civcivlerden izole edildiği için oldukça açıktır. Reovirus enfeksiyonlarına karşı canlı ve inaktif aşılarla koruma sağlanabilir¹.

Reovirus enfeksiyonları, Broiler Üretimi’nde %5-20 oranında Mortaliteye, %40 düzeyine varan oranlarda büyüme ve gelişme geriliğine neden olmakta, karlılığı önemli derecelerde etkilemektedir².

Sağlıklı civcivlerde Reovirus pozitif latent enfeksiyonların nedeni lenfatik sistem lezyonları ve immunsupresyon olabilir¹.

Humoral bağışıklık, Reovirus Enfeksiyonlarına karşı korunmanın temel taşıdır. Ancak çeşitli Reovirus enfeksiyonlarını neden olduğu immunsupresyon derecelerini bilinmemektedir. Bazı Tavuk Patojenik Reovirus enfeksiyonları Bursa Fabricius’ta inanılmaz lenfosit deplesyonlarına neden olmaktadır.  Virüsün diğer versiyonları Viral Artritis ve Tenosynovitis’e neden olmakla birlikte Bursa Fabricius iyi görünmektedir.          Bu nedenle tüm Reovirus Etkenlerinin Humoral Bağışıklık Sistemi’ni eşit olarak etkileme kabiliyetine sahip olduğunu söylenemeyebilir. Reovirus enfeksiyonlarının sonuçlarının antibiyotikli ya da antibiyotiksiz yetiştirilen sürülerde daha kötü olup olmadığına dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Bu virüslerin gastrointestinal kanalda viremiye neden olmadan çoğaldıklarını biliyoruz; barsak sağlığı herhangi bir antibiyotik olmadan yetiştirilen sürülerde zayıfsa ve bir patojen içeri girerse daha yüksek bir bedel ödetir ancak burada doğrudan kanıt yoktur.

İnfeksiyöz Bursa Hastalığı Virüsü, insan nesli yok olduktan sonra uzun süre sonra burada kalacak hastalıklardan biridir, asla yok olmayacaktır; B Lenfositleri etkiler ve çok spesifik hastalık ajanları için yüksek afiniteye sahip  spesifik antikorlar üretme yeteneklerini bozar.

Civcivleri Marek Hastalığı’na karşı korumak ta çok kritik önem sahiptir; İşleme tesislerindeki neoplasialar nedeniyle ıskarta azaltabiliriz. Ayrıca bağışıklık sistemini korumak için de kritik öneme sahiptir.

Reoviruslar bazı suşlarının immunsupresif olması ve bazılarının olmaması nedeniyle biraz daha tutarsızdır.  IBD gibi immunsupresif Reoviruslar B lenfositleri etkileyebilir. Bursal atrofiye neden olurlar ve civcivlerin spesifik hastalık ajanlarına karşı immunglobulin üretme kabiliyetini azaltırlar.

IBD, Reovirus ve Marek gibi immunsupresif hastalıklardan bahsederken şu an yaptığımızdan daha iyi bir iş yapılabileceği düşünülmektedir. Civcivlerin bağışıklık sisteminin baskılanmasını ve sekonder enfeksiyonları önleyebilirsek, daha az antibiyotik kullanımını sağlayabiliriz.

IBD ve Reovirus gibi hastalıkları kontrol etmenin anahtarı, en azından saha  şartlarında, civcivlerin yerleşik saha suşlarına yakın suşlarla aşılanarak yüksek bağışıklık elde etmektir. 

Civcivlerin bağışıklık sitemi bozulursa ya da saha hastalık baskısı çok yüksekse dünyadaki en iyi aşılar kullanılsa da civcivler yeterli immun yanıt veremeyecek ve sekonder bakteriyel enfeksiyonlara açık hale geleceklerdir.

Auburn Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada Viral yolla Bağışıklık Sistemi Baskılanması ile Bakteriyel Enfeksiyonlara Duyarlılığı gösteren bir çalışma yapılmıştır. Çalışmada düşük Reovirus titreleri olan bir sürü seçildi. Bu sürü 3 günlük yaşta bu titrelerin yarısı kadar Reovirus suşları ile enfekte edildi, ardından 7 günlük yaşta IBD ve CAV (Chicken Anemia Virus) ile enfekte edildi. Sonuçta, Reovirus enfeksiyonu nedeni ile CA %10 baskılandı. Civcivlerin yüzde ellisi 2 haftalık yaşta IBD Varyant AL2 suşu ile enfekte edildi. IBD virüsü de bu CA kaybında önemli bir faktördü.

Bunun da ötesinde tüm sürü yüksek dozda 8log ve düşük dozda 5log APEC (Avian Pathogenic E. Coli) ile enfekte edildi. Yüksek dozda APEC (Avian Pathogenic E. Coli) ile enfekte edilen civcivlerde bağışıklık sistemi baskılanmamış olanlar bile E. Coli enfeksiyonu nedeniyle aşırı etkilendi. Ancak düşük dozda APEC (Avian Pathogenic E. Coli)  grubu civcivlerde viral baskı olan grupta Kolibasillozis görülürken, viral baskı olmayan grupta Kolibasillozis gözlemlenmedi.

APEC (Avian Pathogenic E. Coli)  gibi Sekonder Bakteriyel Enfeksiyonlardan ve İnfeksiyöz Bronşitis’ten korumak çok önemlidir.   İmmun Sistemi Koruma Programımızı korumak da büyük önem taşımaktadır.

Pilgrim Birleşik Devletler’in en büyük ikinci üreticisidir. Üretimlerinin %24’ünde Antibiyotiksiz Üretim yapmaktadırlar. Geleneksel Üretim Yöntemlerinde IBD, Reovirus ve Marek Hastalığın yönetimi önem taşımaktadır. Bu hastalıklar hem Geleneksel hem de Antibiyotiksiz Üretim Sistemlerinde Mortalite ve Morbidite’ye neden olmaktadır. Ancak Antibiyotiksiz Üretim Sistemlerinde İmmunsupresyon nedeni ile APEC (Avian Pathogenic E. Coli)  gibi sekonder enfeksiyonlarla mücadele etmek kolay değildir.

Aşılardan yeterli immun yanıtı alabilmek, yeterli bağışıklık kazanabilmek için Broiler Damızlık, Kuluçkahane ve Kümeslerde Tüm Üretim Süreçleri dikkatli bir şekilde yönetilmek zorundadır³.

Kaynaklar

  1. Update on Variant Avian Reoviruses Isolated from Clinical Cases of Viral Arthritis/Tenosynovitis in Broilers,The Poultry Informed Professional, January, February 2013
  2. Malkinson, Perk and Weisman, 1981; Jones, 2000; Dzhavadov, 2008; Trefilov and Pruglo, 2003; Nalyvaiko, 2013; Nikolaenko, 2015
  3. Optimising Immunity, Poultry Health Today, July 2017 

Değerli yorum ve katkılarınızla sektörümüzde yer alan açık yazar ekibimize motivasyon sağlayacaksınız.

info@turkishpoultry.net

Bir cevap yazın

Theme: Overlay by Kaira Extra Text
Türkiye

Keyifli okumalar dileriz.

%d blogcu bunu beğendi: